Beyaz bıyıklı Japon çorbacı

Başka ülke başka denize gittik ama İstanbul bizi yine buldu. Japonya’da bir çorbacı, sihirli tezgahıyla bizi İstanbul’a götürdü…

IMG_330470’li yılların İstanbul’unda bakkallar bakkal, berberler berber, satıcılar seyyardı. Gerçekten seyyar. Seyyar manav dev bir tepsiyi andıran ahşap tezgahını yorgun argın iterdi. Domates, biber, patlıcan… Seyyar macuncu vardı. Tadını hiç hatırlamıyorum, kayda değer bir lezzeti yoktu muhtemelen. Mahalleye gelen macuncunun masasının ayaklarının açısını, macun tepsisini üzerine yerleştirmesini, çekiştire çekiştire rengarenk macunları bir çubuğa sarısını hatırlıyorum. Bir de masasının ressamın tuvaline benzediğini. Sonra ayılar vardı. Onlar da seyyardı. Hamamda bayılırlardı. Beyaz kutuda lahmacun satıldığını da hatırlıyorum hayal meyal. Camekanda nohut pilavcı, seyyar dondurmacı, limonatacı, boooozaacı… Yeldeğirmeni’nin deve hörgücü gibi yokuşlarında her zaman elinde bir şeyler satan birileri olurdu.

Dünyanın İstanbul’a çok uzak bir köşesinde, Shikoku Adası’nın Kochi kentinde çocukluğumun satıcılarını aklıma düşüren, benden de eski ahşap arabalı bir seyyar çorbacı oldu. Kochi’de harika bir kadının işlettiği, enfes yemekler yediğimiz restorandan çıkmıştık ki yolun köşesinde beyaz bıyıklarının altından tatlı tatlı gülen Japon çorbacıyla karşılaştık. Beyaz bıyıklı Japon çorbacının yürüyen mini restoranı hayatımda gördüğüm en güzel restoranlardan biriydi. Bizim seyyar satıcıların aksine, Japon versiyonda arabanın çatısı var. Yürüyen kulübe gibi. Çatının olduğu bölüm kırmızı vitray camlı. İşlevsellikle birlikte, estetik de düşünülmüş. Çatılı minik mutfakta, arabanın üzerinde sadece kapakları kalacak şekilde, arabanın karnına yerleştirilmiş iki tencere var. Birinde tavuk suyu kaynıyor, diğerinde ev yapımı makarnanın piştiği su. Mutfağın sol tarafında çekmeceler var. Bir katında öbek öbek taze makarnalar duruyor. Diğerinde çorbanın soğan, et, kızarmış tofu şeritleri gibi garnitürleri. Müşteri siparişi verdiğinde çorbacının ilk işi bir tutam makarnayı haşlamak oluyor. Makarna haşlanırken kasenin diğer ayrıntıları hazırlanıyor. Önce soya sosu, biraz tuz, üzerine fokur fokur kaynayan tavuk suyu. Taze makarna hemencecik pişip kaseye alınıyor. Üzerine et, tofu, taze soğan, taze yosun ilave edilip tamamlanıyor. Ramen Japon mutfağına Çin mutfağından gelen yemeklerden. Et, hamur, sebzeyi buluşturan bu tek tabakta protein, karbonhidrat, vitaminleri bir çırpıda alıyorsunuz.

oishiiii

oishiiii

Müşteriler arabanın etrafını çevreleyen bar tezgahı gibi tezgahın kenarına tabureyle ilişiyorlar. Kaseler minicik ahşap altlıkla sunuluyor. Kimisi arabanın etrafına dizilmeyi tercih ederken, bir kenarda arabasında çorbasını bekleyenler de var. Çorbayı üflemek kabul edilir bir şey değil. Japonlar çorbanın içindeki makarnayı çubuklarla alıp, içlerine çekerek yiyor . Flüüüüüp diye çekeceksin makarnayı, ısırmak yok. Bu şekilde makarna soğumuş oluyor. Çorbanın suyu da tas ağza dayanarak içiliyor. Kaşıksız.
Her siparişte tencerelerin kapağı açıldıkça sıcacık buhar dalgası yükseliyor, arabanın çatısına takılıp minicik mutfağı sise boğuyor. Dumanlar gizemli, sessiz çorbacıyı mistik bir figüre dönüştürüyor. Yavaş, ne yaptığını bilen, kayıtsız tavrıyla kaseleri hazırlıyor beyaz bıyıklı Japon çorbacı. Büyüsüne kapılmamak imkansız. Masadan yeni kalkmış olsak da, arabasının bir kenarına ilişmeden edemiyoruz.

Adres: Ohashi dori Daddesi Mos Burger’in karşı köşesi. Akşam 8’den sonra.

İlgili yazılar:

Japon Kumpiri

2015-04-13 16:21:07
elvan

18

Fransızları susturan şarap Biancospino

2015-12-23 12:19:55
elvan

13

Bakterilerle Dans

2018-01-30 19:17:51
elvan

8

Toprak ve sanat

2017-06-08 09:09:47
elvan

8

Daniele Usai ile risotto anatomisi

2017-05-19 15:46:23
elvan

8