Abruzzo'da şarap: Emidio Pepe

Abruzzo, İtalyan şarapçılığı denildiğinde akla ilk gelen bölgelerden değil. Güneşi bol, alkol seviyesi yüksekçe, insanda çiğneme hissi uyandıracak kadar gövdeli şaraplar çıkarıyor. Bu nedenle ağırlığından kurtulmuş, zarif şarapları tercih edenlerin rağbet etmediği bir bölge.

29495897246_a385b3994a_o

Emidio Pepe

Montepulciano D’Abruzzo üzümünden elde edilen ünlü şarabının bile şöhretinde Toscana’nın Montepulciano’su ile karıştırılmasının payı var şüphesiz. Oysa Abruzzo, doğasıyla, şarabı, tarım ürünleriyle gördüğü ilginin daha fazlasını görmeye layık. Valentini, Emidio Pepe gibi Abruzzolu üreticiler İtalyan şarapçılığı tarihinin önemli sayfalarının kahramanları. Onların açtığı yoldan yürüyen yeni kuşak üreticiler iyi işler yapıyorlar.  Bu üreticilerin anlatılası hikayelerini yazacağım ilerde. Bugün Emidio Pepe’yi anlatmak istiyorum. Abruzzo ve şarap denildiğinde aklıma ilk gelen, yüreğimi ısıtan bir isim Emidio Pepe. Üzümler ve İnsanlar’ın ikinci kitabının kahramanlarından biri olması gerekiyor ama ne olur ne olmaz,  Abruzzo’ya kadar gitmiştken, Emidio Pepe’yi ziyaret etmeyi, hikayesini en azından tattırmayı istedim.

29495892946_97b3d1239a_o

Gülü, enginarıyla Pepe ailesinin yaşam dolu bağları

Pepe ailesi 5 kuşaktır şarap üretiyor. İşe Emidio Pepe’nin dedesi başlamış. Dede Pepe, şarabını şişelemeden, masa şarabı olarak satarmış. Emidio Pepe, 1964 yılında aileye ait 1 hektarlık bağından kendi istediği gibi şarap yapıp, şişelemeye başlamış. Gerisi efsane. Emidio Pepe bugün kızları ve torunu Chiara ile yapıyor şarabını. Yine kendi bildiği gibi. Bağlarında bir dantel örtüleri eksik. O kadar bakımlı, o kadar güzeller ki, insanın gözü ninelerin evinde telefon, televizyon gibi olur olmadık her yere özenle yerleştirilen dantelleri arıyor. Ama bu bağlar öyle yaşanmayan, misafir geldikçe açılan salonlardan değil. Biyolojik çeşitliliğin özenle korunduğu, solucanlı, ateş böcekli, tavşanlı, tilkili bağlar. Her üzüm dizinin başında işveli bir gül, üzümlerin aralarına karışmış enginarlar dikkat çekiyor. Ailenin 1 hektarlık toprağı  zamanla 15 hektar olmuş. Yine de yıllık üretim çok düşük. 60 bin şişeyi ancak buluyor.

29495893856_dcdfe01998_o

Emidio Pepe’nin yıllık üretiminin yalnızca yarısı piyasaya sürülüyor

Dediğim gibi her üzüm sırasının önünde bir gül, aralarda enginarlar… İtalyan geleneğine göre güller bağları güzelleştirmekle kalmıyor, üzümün yakalanabileceği hastalıklara ondan önce yakalanıp bağbana tehlike sinyallerini veriyorlar. Pepe, bağında asla kimyasal madde kullanmıyor. Son yıllarda biyodinamik tarımın ön gördüğü preperatlarla çalışıyorlar. Boynuzda toprağa gömülerek bir yıl olgunlaştırılmış gübre ya da un ufak kristal tanelerinin su ile aktive edilmesiyle hazırlanan malzemeler bunlar. Doğalın da doğalı.

Emidio Pepe, yaşına, toprağa yakın işine rağmen hala dimdik duran, çakı gibi bir delikanlı. Mavi gözleri her zaman gülümsüyor. Bizde Adanalı çiftçilerin kıyafetlerinin bir parçası olan kasketin İtalyan versiyonu Coppola’sı her zamanda başında. Her gün sanki düğüne, kilisede toplantıya gidecekmiş gibi tiril tiril giyiniyor. Kravatını takıyor, süveterini, ceketini sırtına, kasketini kafasına geçiriyor ve bağlarında dolaşıyor. Gülümseyerek, dimdik, sessizce üzümleriyle konuşuyor. Onları dinliyor. Gerekirse cesaretlendiriyor. Kızları, Emidio Pepe’nin üzümleriyle kurduğu bu ilişki sayesinde bağlarının üzümlerinin bölgenin en lezzetlileri olduğuna inanıyorlar.

Pepe ailesinde bağ bozumunun büyülü bir ritüeli var. Üzümler elde toplanıyor. Salkımlar herhangi bir makineden geçmeden, elde teker teker temizleniyor. Sonra tıpkı eski günlerdeki gibi bayram havasında, tüm aile fertleri eş dost, kadim müşteriler bir olup ayaklarına plastik çizmeleri geçirip üzümü ayaklarıyla eziyorlar. Ezilen üzüm beton tanklarda fermente oluyor. Emidio Pepe’nin ilk yaptırdığı tanklar hala kullanılır halde. Zamanla yenileri yapılmış ama betondan vazgeçilmemiş.

29530501215_e292145abb_o

Pepe’nin Montepulciano D’Abruzzo’su ahşap yüzü görmeden, şişelerde olgunlaşıyor

Şaraphane tertemiz. Emidio Pepe, şaraphanenin hijyenine çılgınlık derecesinde önem veriyor. İşini seven tüm üreticilerin ortak noktası bu. Şaraphanedeki en ufak kirlilik mayşenin “hastalanmasına” neden olabiliyor. Emidio Pepe, bağda kimyasal ürün kullanmadığı gibi şaraphanede de seçilmiş maya kullanmıyor.  Üzümleri kendi mayaları ve yıllardır şaraphanenin dört bir yanına işlemiş doğal mayayla şaraplaştırıyor.

Baştan sona her aşaması insan eli ile gerçekleşen bu şarap Abruzzo diğer Montepulcianolar’ından çok farklı. Şarapları, zarafetinden de nasırlı ellerinden de ödün vermeyen Emidio Pepe’ye benziyor. Dingin, zarif ve kuvvetli, yıllara meydan okuyan bir şarap. Bu topraklara mal olmuş Trebbiano ve Montepulciano D’Abruzzo’yu onun gibi icra eden yok. Herkesin teknolojiye yöneldiği yıllarda geleneksel yöntemlere bağlı kalması deli muamelesi görmesine neden olmuş. Elbette umurunda olmamış, o bildiğini yapmış. Şarabını doğanın yaptığını söyleyen Pepe, “Benim şarabım her şeyden önce üzüm suyu” diyor. Gerçekten de şarapları hiçbir şey katılmamış üzüm suyu. “Şarabım önce benim hoşuma gitmeli” diyenlerden.

29495895556_a2a1c4b2e2_o

35 yıllık rekolte birlikte

Emidio Pepe şaraplarının en önemli özelliklerinden biri şişelendikten sonra, ailenin mahzeninde birbirlerinin üzerine kendi deyimiyle “abruzzo tepeleri gibi” istiflenerek şişede olgunlaşması. Her yıl üretimin yarısı piyasaya sürülürken diğer yarısı burada olgunlaşmaya bırakılıyor. Mahzende 35 hasattan 350.000 şişe var. Bu şişeler piyasaya sürülecekleri zaman Rosa Pepe’nin tecrübeli elleriyle başka bir şişeye aktarılıp, etiketleniyor ve böyle satışa sunuluyor. Onun şaraplarına hayran olmamın sebeplerinden biri de asla barik kullanmaması. Ahşabın şarabın ruhunu farklılaştırdığını düşünüyor. Meşenin yardımına ihtiyaç duymadan, şişede dinlenerek kıvrım kazanan, yaşına rağmen mis gibi meyve kokan bu şarapları sevmemek, Emidio Pepe ve ailesinin emeği karşısında şapka çıkarmamak olanaksız. İtalya’da farklı bir rota denemek isteyenler Abruzzo’yu bir kenara yazsınlar. İtalya’nın düşük profilli bölgelerinden sayılan Abrruzzo bilinenden çok daha yüksek bir potansiyele sahip. Emidio Pepe ile tanışıp, bağlarını görmek bile Abruzzo tepeleri arasında kilometrelerce yol gitmeye değer. Bir de Pepe’nin bağının önündeki çeşmenin suyu var ki, o da başlı başına bir ziyaret nedeni olabilir.

İlgili yazılar:

Fransızları susturan şarap Biancospino

2015-12-23 12:19:55
elvan

18

Kobe’de Şarap

2015-02-26 13:49:31
elvan

18

Bakterilerle Dans

2018-01-30 19:17:51
elvan

8

Toprak ve sanat

2017-06-08 09:09:47
elvan

8

Daniele Usai ile risotto anatomisi

2017-05-19 15:46:23
elvan

8